Yaşar Karayel

Şeker Fabrikalrının Özelleştirilmesi Hakkında Tbmm Konuşması

Anasayfa Tbmm Konuşmaları › Şeker Fabrikalrının Özelleştirilmesi Hakkında Tbmm Konuşması

Cumhuriyet Halk Partisinin Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili vermiş olduğu grup önerisinin aleyhinde yaptığı TBMM konuşması 

Ülkemizde şeker üretimi yapan fabrikalarımıza baktığımızda bunların 25 adedi Kamuda,

                8 adedi Özelleştirilmiş

                6 adedi Nişasta Bazlı üretim yapan tesislerdir.

Pancar üretimi, ülkemiz için vazgeçilmez tarım ürünlerimizden olduğuda bir gerçektir.

Pancar üretimi ile uğraşmak, zor ve meşakkatli bir iştir. Bununla uğraşan ve üreten, ve ülke ekonomisine katkı sağlayan tüm pancar ekicilerine ve onların şahsında ailelerine de teşekkür ediyoruz.

Ülkemizde yıllara seri olarak pancar üretimiyle uğraşan çifçi sayısı, 1997 yılnda 450bin215 iken, 2000 yılında 411bin, 2005 yılında 347bin800 ve 2009 yılında 188 bin civarına düşmüştür.

Ekici sayısı düşmüş olmasına rağmen, pancar üretimi yaklaşık 17275 bin ton seviyelerindedir.

Ekilen alanlara baktığımızda da toplam ekili alanımız 328 bin hektar civarındadır.

Dünyada her yıl 140-150 milyon ton civarında şeker üretilmekte olup, bunun hâlihazırda beşte biri pancardan, kalan kısmı kamıştan elde edilmektedir. Uluslararası piyasalarda dış ticarete konu olan şeker miktarı 50 milyon ton civarındadır. Kamış, tropikal bölgelerde yetişmesi nedeniyle sulama gerektirmemesi, pancardaki gibi her yıl ekim gerektirmeyip 4-5 yılda bir ekilmesi, yılda bir kez değil, ortalama beş kez ürün alınması gibi nedenlerle pancara göre daha düşük maliyetli bir hammadde olduğundan, pancar şekerinin kamış şekeri ile dünya piyasalarında rekabet etme şansı çok düşüktür. Kamış şekeri, maliyetinin çok düşük olması yanında, dünya şeker üretim ve ticaretine hâkim pozisyonda bulunması nedeniyle de dünya şeker borsa fiyatlarının belirleyicisi olmaktadır.

Şeker, dünya borsa fiyatı en değişken ürünlerden biri olup, günlük, haftalık gibi kısa zaman dilimlerinde önemli değişiklik gösterebilmekte, hatta gün içerisinde bile %10'a varan dalgalanmalar gözlenebilmektedir.

Henüz geride bıraktığımız 2010/11 döneminde dünya şeker üretimi toparlanmış olsa da, stokların tarihi düşük seviyelerinde bulunmasından dolayı fiyatlar çok fazla gerilememiş olup, şu anda 650-700 $/ton düzeylerinde seyretmektedir.

Ülkemiz, dünya pancar şekeri üretimindeki % 8 civarındaki payı ile yıllardır sahip olduğu konumunu 2010/11 pazarlama yılında da korumuş ve AB, ABD ve Rusya'nın ardından 4 üncü sırada yer almıştır.

Gıda güvenliğinin dünya genelinde giderek kritik bir konu haline geldiği son yıllarda, şekeri pancardan üretenler başta olmak üzere, tüm üretici ülkeler şeker gibi temel gıda maddeleri bakımından, ithalat iç fiyatlardan daha ucuz olsa bile iç taleplerini ithalat yerine kendine yeterlilik politikaları çerçevesinde yerli üretim ile karşılama yoluna gitmektedirler. 2001 yılında yürürlüğe giren 4634 sayılı Şeker Kanunu'nun da temel amacı kendine yeterliliktir. Aynı Kanun ile kurulan ve on yıllık bir geçmişe sahip olan Şeker Kurumu'nun, Şeker Kanunu'nun uygulanmasının yanı sıra sektörün daha etkin, daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amacıyla, yetkileri çerçevesinde gerçekleştirdiği faaliyetler, yaptığı düzenlemeler ve ürettiği politikalar sonucunda sektörde;

·       Yurt içi şeker talebinin, yurt içinde yetiştirilen hammaddelerden yurt içi üretimle karşılanması,

·       Üreticilere düzenli gelir sağlayacak şekilde pancar, pancar şekeri ve nişasta bazlı şeker üretiminin bir denge içerisinde sürdürülebilirliğinin sağlanması,

·       Şeker üretim, arz ve fiyatlarında istikrarın sağlanması ve korunması,

gibi hedeflere ulaşılmıştır. Bu başarıdaki en etkin araç, Şeker Kanunu ile getirilen kota sistemidir. 

Kota sistemine ilişkin olarak çeşitli platformlarda sıkça dile getirilen bazı yanlış algılamalara ve eleştirilere açıklık getirmekte yarar olduğunu düşünüyorum.

Bu eleştirilerin başında, kota sisteminin ülkemizde pancar şekeri üretimini kısıtladığı ve pancar üretiminin azalmasına yol açtığı iddiası gelmektedir. Ülkemizde kurulu şeker üretim kapasitesi; 3,1 milyon ton'u pancar şekeri, 1 milyon ton'u nişasta bazlı şeker olmak üzere 4 milyon ton'un üzerindedir. Dünyada 2010/11 pazarlama yılında 21 kg/yıl olan kişi başına şeker tüketimi, ülkemizde 25 kg/yıl olarak gerçekleştirmiştir. Son on yıldaki yurt içi şeker tüketimi ortalamamız ise 1 milyon 800 bin ton civarındadır. Ülkemizin kurulu şeker üretim kapasitesinin ihtiyacının üzerinde olduğu, düşük maliyetli kamış şekeri ile rekabet şansı bulunmayan pancar şekerinin ihracat olanaklarının kısıtlı olduğu, şekerle ilgili olumsuz yayınların kamuoyunu şeker tüketimini azaltmaya yönelttiği dikkate alındığında, kurulu kapasite düzeyinde ya da iç talebin üzerinde bir şeker üretiminin sürdürülebilir olmadığı açıktır. Nitekim, Şeker Kanunu öncesinde özellikle 90'lı yıllarda yaşanan istikrarsız üretim döneminde; Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen pancar fiyatının üreticilerce cazip bulunduğu yıllarda ortaya çıkan üretim patlaması sonucunda şeker stoku sorunu yaşanmış, pancar fiyatlarının tatmin edici bulunmadığı yıllarda ise, üretimin iç talebi karşılamaya yetmemesi nedeniyle, büyük miktarlarda ithalat yapılarak ülkemizin önemli döviz kaybına uğraması durumu ortaya çıkmıştı.

Bir başka önemli husus da, kota sistemi sayesinde aynı hedef piyasaya mal üreten pancar şekeri ve NBŞ sektörlerinin, birbirlerine zarar vermeksizin ülkenin ihtiyacına yetecek miktarda şekeri yurt içinde sürdürülebilir bir şekilde üretmesinin sağlanmış olmasıdır. Aksi halde nişasta bazlı şekerler, pancar şekerine göre hem fiyatlarının düşük olması, hem de sıvı halde bulunduklarından kullanım kolaylığı sağlamaları nedeniyle başta içecek sektörü olmak üzere çeşitli gıda sektörlerindeki pancar şekerinin pazar payını önemli ölçüde düşürecekti.

Şeker Kanunu'nun 2001 yılında yürürlüğe girmesiyle ilk kota tahsisi uygulaması 2002/03 pazarlama yılında başlamış ve günümüz itibarı ile 9 pazarlama yılı tamamlanmıştır. Ülkemizde 2010/2011 pazarlama yılında, yaklaşık 5.000 yerleşim birimindeki 200 bin pancar çiftçisi tarafından 330 bin hektar alanda 18 milyon ton pancar üretimi gerçekleştirilerek son on yılın en yüksek pancar üretim miktarına ulaşılmıştır. Ayrıca şeker pancarı üretiminde şirketlerimizin rehberliğinde üreticilerce hayata geçirilen modern tarım uygulamalarının olumlu iklim koşullarıyla birleşmesiyle, ülke tarihinin en yüksek pancar verimi olan 5.460 kg/dekar verime ulaşılmış ve ülke sathına yayılmış bulunan, 25'i kamuya ait, 33 şeker fabrikasında, 2,2 milyon ton şeker üretimi gerçekleşmiştir.

Pancar şekeri üreticisi şirketler ile pancar üreticilerinin mutabakatına bağlı olarak belirlenen pancar fiyatlarında, geçtiğimiz 2010/2011 pazarlama yılında bir önceki yıla göre %2,59 artış olmasına rağmen, şeker fiyatlarında önemli bir değişiklik olmamıştır. Kanun'un yürürlüğe girmesi sonrasında, 2003 yılı fiyatları baz alındığında ülkemizde şeker fiyatlarının reel olarak düştüğü görülmektedir.

Sonuç olarak, bugün ülkemizin ihtiyacına yetecek miktarda pancar şekeri ve nişasta bazlı şeker ile şekerin hammaddeleri olan pancar ve mısırın yurt içinde üretilmesi hedefine ulaşılmıştır.

 

 

Sektörel istikrarın ve yerli üretimin korunması amacıyla Şeker Kurumu tarafından yerine getirilen, burada sizlerle paylaşmakta yarar gördüğüm diğer bazı faaliyetlerimize de kısaca değinmek istiyorum.

Kaçak şekerin bilimsel analiz yoluyla saptanmasını sağlayacak bir uygulamaya 2007 yılında başlanmış ve Valilikler, Cumhuriyet Başsavcılıkları, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile yapılan işbirliğiyle uygulanan bu yöntem sayesinde bugün kaçak şeker girişleri kayda değer oranda azalmıştır. 

Ekonomi Bakanlığı ile yapılan ortak çalışmalar sonucunda şekerli mamul imalatçı-ihracatçılarına, ihracat öncesi yerine ihracat sonrasında Şeker Kurulunca, şeker tahsisatı yapılması sistemine geçilmiştir. Bu suretle ihraç kaydıyla düşük fiyattan alınan şekerin yurt içine yüksek fiyatla satışının engellenmesinin yanı sıra, ihracatın da garanti edilmesi sağlanmıştır. Şekerli mamul imalatçı- ihracatçılarının küresel piyasalardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla 2007 yılında başlatılan bu uygulama ile, sayıları giderek artan ve halen 450 civarında olan imalatçı-ihracatçı firmaya yılda yaklaşık 200 bin ton şeker, dünya borsa fiyatları esas alınarak tahsis edilmektedir.

 

Daha önceki hükümetlerce çıkarılan, Şeker Kanunu'nun uygulanması amacıyla benimsenen politikalar sayesinde ülkemizde gıda güvenliği sağlanmış, sektörün stok yükü azalmış, pancar şekeri ve nişasta bazlı şeker sektörü arasında dengeli bir büyüme ve rekabet ortamı oluşturulmuş, yerli hammadde kullanımı sağlanmış, denetimler ve idari yaptırımlar yoluyla kayıt dışı şeker arzı büyük ölçüde önlenmiş, saydam, katılımcı ve sektörün tüm kesimlerinin menfaatlerini buluşturan bir işleyiş tesis edilmiştir.

Özelleştirme bütün partilerin parti programlarında seçim beyannamelerinde, özelleştirmenin yapılacağına dair taahütleri olduğunu biliyoruz. Özelleştirmeler mutlaka fabrikaların kapanması manasına gelmediği gibi, ekicilerin de mağduriyeti anlamına gelmez. Biz özelleştirmeyi memleketimizin, milletimizin ve Türki,ye ekonomisinin  gerçekleri doğrultusunda deştekliyoruz ve desteklemeyede devam edeceğiz. Bunun için chp nin vermiş oldugu grup önerisinin aleyhinde olduğumuzu arz eder saygılar sunarım.

© 2011 Yaşar Karayel Tüm hakları saklıdır.